.
 
 

 

   

 

 

 
ASABİYE KOĞUŞU MIRILDANMALARI
(Her şeyin hesabını, hem tarih hem de Allah soracak)


 

-İlkesizliklerini ve dönekliklerini esnek olmak ve uyumluluk olarak pazarlayabilenlere kızdığınız kadar; bağnazlık ve sabit fikirliliklerini ilkeli olmak kılıfıyla ambalajlayanlara da kızmalısınız."

"Mutluluğun resmini yapabildiler mi bilmem ama mutsuzluğun tarifi şudur:Neyin var sorusuna bir kere bile 'senim var daha ne olsun' cevabını alamamaktır."

"Vefa, bırakıp gidenleri  unutmamak değil,yanında kalanların kıymetini bilmektir."


 

"Her şeyden biraz olmak istersen hiç bir şeyden tam olamazsın" diyenlere, "Bazen çok şey bir araya gelince tadına doyulmaz bir lezzet ortaya çıkar.Mesela:Aşure" derim. 


 

"Kimseyi "zorla" değiştiremezsin.Ama bazı insanları ara sıra biraz hırpalamaktan da zarar gelmez. Şeytan azap ta gerek."


 

"Bir tek masumun bile özgürlüğünden mahrum olduğu bir ülkede aslında herkes esirdir.""


 

"Hesabını vereceksin.Fatura önüne mutlaka gelecek.İlahi adalet sen inansan DA VAR inanmasan da."


 

"Asıl ızdırap veren söylediklerin değil, söyleyemediklerindir."


 

KAPİTALİZM:"Başkalarının emeklerini sömürmeyi,hayallerini yok etmeyi, onları çiğnemeyi göze aldığında -tüm hayallerini gerçekleştirme imkanı sunan- sistem."


-Aşkın "kırıntılarıyla" avunmayı kabullenmek yerine, bir ömür boyu "aç kalabilmeyi" göze alabilecek olan kişiye aşık denir.


-Hakikati hakikatten bilseydin, haksızlıklar karşısında hakkıyla mukabele ederdin. "Haksızlığa isyan etmek değil, haksızlığa boyun eğmektir günah olan..."


-Zulüm her zaman bir zalimin eliyle vücut bulmaz; bazen bir adamın/kadının dili de yeter.

-Senin “deli” sandığın çoğu kişi, aslında “veli” çizgisine ayağını değdirip geri çekenlerdendir.

-Ben deki sezi sen de, sendeki cesaretin yarısı bende olsaydı; sanırım ikimizde mutlu olurduk.

-Muameleye göre mukabele etmek bir erdem olmasa bile, en azından bir duruştur. Ki o duruşu bile olmayana korkak ta denir.

-Keşke sen de krallar sofrasında bir soytarı olmaktansa, kenar mahallede başı dik bir serseri olmayı seçebilseydin be gülüm.

-"Para, güç, iktidar... İyidir. Bunlar için de çalışmak lazım. Ancak bunu yaparken sakın ola ki sizi sevenleri ihmal etmeyin. Kazandığın paraları villandaki şöminede yakabilecek kadar çok paran olsa bile; unutma hiçbir şey o villanın içini , “seni seven birisine sarılmadan önce gözlerinin içine baktığında duyduğun his” kadar ısıtamaz. Gerçek zenginlik güce, iktidara, paraya değil; seni ”gerçekten seven” birisine/birilerine sahip olmaktır."


-"Cehenneme giden yol, -iyi niyet- adı verilen taşlarla döşenmiştir." diyen adama kulak asmadığıma bazen çok pişman oluyorum.

-Bazı kişilerin utanmazlığı karşısında onlar adına hicap duymaktan, hicap duyar oldum artık.

-"Özür dilemek erdem, özür dileyecek duruma çok az düşmek ise maharettir." Ne çare ki maharetleri kısıtlı olan bir adamım be gülüm.

-Kimseyi küçümseme. Küçümsediğin adam gün gelir kurtarıcın olur, karşısında sen küçülür kalırsın. Kimseyi hor görme, bazen durumu düzeltecek en yararlı fikirler, en hor gördüğün adamdan gelir.

-Sevdiklerinle arana aracı koyma, direkt konuş. Zira "en güvenilir bildiğin aracı bile" bir olayı aktarırken mutlaka kendi yorumunu da ekler.

-Kişiliksiz bir insanı, kendi düşüncesinin hatalı / yaptığı işin yanlış olduğuna ikna edip, ona bunu söyletmeye uğraşacağına; kutuplarda yazlık yaptırmakla meşgul ol. Birincisinde hem zamanını hem asabını telef edersin, ikincisinde ise sadece paranı.


-O kadar çok iki yüzlü / riyakar insanla muhatap olmak zorundayız ki her gün.... BAZEN; KARŞIMDAKİNİN YÜZÜNE ELİMİ UZATIP, KENDİME DOĞRU ÇEKMEK İSTİYORUM. BAKALIM ALTINDAN NASIL BİR ŞEY ÇIKACAK DİYE? İşin asıl tuhaf yanı, bu tipler ciddi ciddi hiç kimsenin onların gerçek karakterlerinin farkında olmadıklarını sanacak kadar şapşal da oluyorlar. En çok ta buna gülüyorum.


-(Şehadet Haberleri Üzerine)Zordur Yaşamak: "İçimizin kan ağladığı bu günde hiç bir şey olmamış gibi gülen, eğlenen şuursuz pisliklerle aynı şehrin aynı havasını solumak zorunda kalırsın bazen ,çaresizce."


-Paul Auster'in sözüne ithafen:“Doğru insan , yanlış zaman. Doğru zaman , yanlış insan. İşte hayat böyle oyunlar oynar her zaman.”
BAZILARIYSA BU HAYAT "OYUNUNDA" DOĞRU YERDEDİR, AMA YANLIŞ ZAMANDA...

-Hiçbir şeye bulaşmayan ve başı da derde girmeyen bir Sallabaş olmaktansa, milletimin menfaati için şereflice konuşup başı dertten kurtulmayan bir Dikbaşlı olmama hayıflanma be Gülüm. Bu benim seçimim. Bazıları akan suya kapılıp "yoluna bulur", bazılarıysa akıntıya rağmen "yolunda yürür".


(Asabiye Koğuşu Mırıldanmaları-Erdinç Kahraman)

 

 
     
 
 

İddiasız ve kendi halinde bir web sitesidir. Eleştirmeden önce lütfen bunu dikkate alınız...